Fethiye’de Bir Tatil: Acele Etmeden Yaşanan Güzel Şeyler

Fethiye’ye ilk kez gelen biri genelde aynı hatayı yapıyor:
“Her yeri gezelim, her şeyi görelim.”

Oysa Fethiye öyle bir yer değil.
Burası liste bitirme yeri değil, yavaşlama yeri.

Sabah erken kalkıp program yapmazsan da güzel.
Hatta bazen hiçbir plan yapmamak en iyisi.

Sabah: Deniz Daha Uyanmamışken

Fethiye’de sabahlar sessizdir.
Özellikle Çalış tarafında, güneş daha yeni yükselirken deniz neredeyse dümdüz olur. Ayakkabını çıkarıp kıyıda yürürken, günün geri kalanında hiçbir şey yapmasan bile tatilini hak etmiş gibi hissedersin.

Kahvaltı konusu da iddialı değildir burada.
Büyük masalar, süslü tabaklar şart değil.
Bir çay, bir simit, biraz da deniz kokusu… fazlasına gerek yok.

Gün İçinde: Bir Yere Yetişme Derdin Yok

Fethiye’nin en güzel tarafı şu:
Kimse bir yere yetişmiyor.

Ölüdeniz’e gidersin, suya girersin, çıkarsın, tekrar girersin.
Zamanın nasıl geçtiğini fark etmezsin.

Tekne turuna katılırsan “şurayı da görelim, burayı da kaçırmayalım” baskısı yoktur. Bir koyda uzun uzun yüzülür, bir diğerinde sadece oturulur. Kimse seni acele ettirmez.

İstersen hiçbir tekneye binmezsin.
Sahilde bir şezlong, elinde soğuk bir içecek, uzaktan gelen dalga sesi de yeterlidir.

Öğleden Sonra: Fethiye’nin Asıl Ruhu

Öğleden sonra Fethiye biraz daha ağırlaşır.
Sıcak artar, insanlar yavaşlar. Bu saatlerde ya gölgede olursun ya da denizin içindesindir.

Merkeze indiğinde küçük esnafla göz göze gelirsin.
Bağıran çağıran yoktur.
Kimse seni bir şey almaya zorlamaz. Bu da insana iyi gelir.

Bir kahve molası verirsin, yan masada başka bir ülkeden gelen biriyle sohbet edersin. Fethiye bunu doğal olarak yapar. İnsanlar burada kolay kaynaşır.

Akşam: Günün En Güzel Saati

Güneş batmaya yaklaşırken Fethiye başka bir yere dönüşür.
Işık yumuşar, rüzgâr hafifler.

Bir restoranda oturup gün batımını izlersin.
Yemek çok iddialı olmak zorunda değildir; önemli olan manzara ve ortamdır.
Bazen bir balık, bazen bir pide… Hangisi denk geldiyse.

Akşam yürüyüşü Fethiye’nin olmazsa olmazıdır.
Marina tarafında ya da sahil yolunda yürürken, gün boyunca yaşadıklarını kafanda tekrar edersin. Gürültü yok, karmaşa yok.

Neden İnsanlar Hep Geri Geliyor?

Fethiye’nin sırrı şurada:
Burada tatil “bitince” bile bitmez.

Döndükten sonra bile aklında kalır.
Bir sabah işe giderken, bir kahve molasında, hatta bazen alakasız bir anda Fethiye’yi hatırlarsın.

Çünkü burası sadece gezilen bir yer değil.
Biraz nefes aldığın, biraz kendine geldiğin bir yer.

Belki bu yüzden insanlar “bir kere gideyim” diye gelir,
sonra hep geri dönmek ister.